23 Ekim 2013 Çarşamba

"Ne Zaman Basılıyor?"

Bu soru çok sık soruluyor bana. Kitap çevirmenliğine başladığımdan beri, 5 tane kitap çevirip teslim ettim, şu an altıncısı üzerinde çalışıyorum. Bunlardan yalnızca biri basıldı henüz. Çevirmen metni yayınevine teslim ettikten sonra iş bitmiyor, hatta yeni başlıyor. Redaktör ve editörün okumaları, sayfa düzeni, kapak tasarımı... Bunların süresi kitabın uzunluğuna ve yayınevindeki çalışan sayısına göre değişebiliyor. Bazen de çevirdiğiniz bir eseri basmama kararı alabiliyorlar. Bunun birçok nedeni olabilir. Ancak ben eğer almam gereken ödememi aldıysam ve yayınevinden herhangi bir olumsuz geri bildirim veya düzeltme gelmediyse (Çok şükür bugüne kadar gelmedi), nedenini çok da kurcalamıyorum. 

Fakat, bu eşe dosta dert oluyor:) "Bitti mi, ne zaman bitecek, basıldı mı, neden basılmadı, ne zaman basılacak?" Cevap: Bilmiyorum. Çevirmenin görevi, metni teslim ettikten sonra bitiyor zira. O kitabın yazarı gibi editörle masanın başına oturup, "Hmm, acaba ne zaman yayınlasak bunu?" diyemiyor çevirmenler. Ancak kitap belirli bir tarihte piyasaya çıkarılmak istenirse eser basıldığında kesin bir tarih veriliyor çevirmene. (Örneğin çevirdiğim Kızım Amy, Winehouse'un ölüm yıldönümünde piyasaya çıkmıştı.) Bunun dışında çevirdiğiniz kitabı rafta görmek için  herkes gibi bekliyorsunuz...

Kitap çevirmenleri eser basıldığında bir şekilde görünür olabiliyorlar. Ya teknik çevirmenler, yeminli tercümanlar ne yapsın? Kimse "Acaba bu kullanım kılavuzunu kimin çevirdi?" diye düşünmez sanırım. Veya son derece önemli bir tıp kongresinde, küçücük bir kabinde canla başla çalışan mütercim tercümanı görmez, merak etmez. 

Bu yüzden, ben kitap çevirmeni olmaktan memnunum. Çevirdiklerimi hemen raflarda göremesem de, en azından bir iş günümü hikayeler okuyarak geçiriyorum. Eh, daha ne olsun?:)