11 Ekim 2013 Cuma

Tarafsız Yazı Diye Bir Şey Var mı?

"Romancı asla tarafsız olamaz çünkü anlatmak istediği konuyu seçtiği an tarafsızlığını kaybetmiştir," demiş Jean Paul Sartre. Bu söze Mario Levi'nin yeni romanı "Size Pandispanya Yaptım"ı anlattığı bir röportajda rastladım ve çok hoşuma gitti. 

Tarafsız olması gereken yazılar vardır elbet. En başta basının tarafsız olmasını bekleriz. Yorum katılmamış haberler okumak ister, gerçekleri bilmeye hakkımız olduğunu düşünürüz. Ancak basının bile tamamen tarafsız olması zordur. İnsanoğlu doğası gereği, hep bir "yöne" doğru meyillidir. 

Ama roman denen yazım türünün tarafsız olma gibi bir yükümlülüğü veya derdi yoktur. Alabildiğine özgürdür romancı. Eğer otobiyografik bir roman yazmıyorsa, yazının sınırlarını hayal gücü, gözlem yeteneği ve birikimi belirler. İster istemez dünyaya kendi filtresinin ardından bakar bir roman yazarı. Kullanmak istediği karakterleri, mekanları, olayları seçerken özgürdür. Romancı, kafasında yarattığı kurgunun başkalarıyla paylaşmaya değdiğine inandığı için yazar zaten. 

Belki de bu yüzden romanlar her daim, yazıldıktan yıllar sonra bile okunabilirler. Hiçbir zaman modaları geçmez. Hepsinin kendine has bir okuyucu kitlesi vardır. Gerçek dünyadan kaçmak için neden türlü bağımlılıklar geliştirir insanlar hiç anlamam. Roman okumak varken...