14 Ekim 2013 Pazartesi

Vampir Romanları...

Sizce insanın okuması kadar ne okuduğu da önemli mi? Ben kolay kolay kitap ayırt etmem. Fakat kendimi bir türlü piyasayı kasıp kavuran, filmleri çevrilen vampir romanlarını sevmeye zorlayamıyorum. Normal bir aşk hikayesi vampirler, kurt adamlar-kadınlar arasında yaşanınca nedense daha bir cazip oluyor. Ruhunu şeytana satmış olan canavarlar genelde bir insana aşık olup, onun kendini kurtarmasını bekliyorlar. Ben de "İmdaaattt!" diyerek kitabın kapağını kapatıyorum o an!

Eskiden bir kitabı yarım bırakmayı sevmezdim ve ne olursa olsun bitirmeye çalışırdım. Fakat zaman çok değerli ve artık bana bir şey katmadığını inandığım şeyler okuyarak zamanımı boşa harcamak istemiyorum. Editörüm bana ne tür kitaplar çevirmeyi tercih ettiğimi sorduğunda, "Genelde fantastik türleri pek tercih etmiyorum," demiştim kibarca. Şimdiye kadar da böyle bir iş gelmedi önüme. Bakalım zaman ne gösterecek...

Her kitabın bir alıcısının olduğu bu piyasada, vampirler, cennetten kovulmuş melekler, iblisler, kurt adamlar ve zombiler daha uzunca bir süre aramızda olacaklar gibi görünüyor...