16 Kasım 2013 Cumartesi

"Heşteg" İstilası!

"Ayy kıroya da bak yanlış yazmış," demeyin. Bilerek "heşteg" yazdım, ti'ye almak için. İngilizce birçok kelimenin çarpıtılmış bir biçimde telaffuz edilmesi suretiyle oluşan eğreti bir kelime girdi artık hayatlarımıza. Şu hashtag'ler twitter'den sonra instagramı da ele geçirdi. Offf! Tamam, insan temel bir iki sözcüğe hashtag koyar belki, ama işin suyunu da çıkarmamak lazım... 

Bu hashtag de neyin nesi diyenler olabilir. Vallahi, ben anladığım kadarını anlatayım. Sosyal medyada sizinle aynı ilgi alanlarını paylaşan insanların sizin paylaşımlarınızı bulabilmesi için kullanılan anahtar kelimeler. Buraya kadar her şey güzel. İyi de, insanlar neden # mutluuuuuuu (u harfi sayısına özellikle dikkatinizi çekerim), # yağmurrrr, # cicibici, # kelebekböcek, # ayçokduygulandım, # canımsevgilim, # browniiiiiii, # lol (bu da laughing out loud, yani yüksek sesle gülüyorum demek)  gibi hashtag'lere baksınlar ki! Bir de bitişik yazmıyor musunuz şunları, hele o başındaki sevimsiz # işareti yok mu, olayın bütün esprisi kaçıyor. Yapmayın etmeyin arkadaşlar. İnsan neden elinin değdiği her şeyi çöplüğe çevirmek zorunda?

Bir de #nofilter olayı var ki, o başlı başına bir olay! Bu şu demek, yani ben o kadar güzelim, o kadar mükemmelim ve o kadar kusursuz bir fotoğraf çektim ki, instagram'daki filtre uygulamalarına ihtiyacım yok! Ha onu bil de gel yani!

Eminim böyle yazdığım için kızanlar da olacaktır. Ama nasıl desem? #şiştim, #hislerimihaykırmamgerekiyordu, #anlayınbenianacım 

Hey yarabbim... Neyse, hashtag trafiğinin tam gaz sürdüğü bu Cumartesi akşamı, ben de yazarken eğlenmiş oldum. Son olarak, Justin Timberlake ve Jimmy Fallon'un bu konuyla dalga geçtikleri aşağıdaki video'yu izlemenizi öneririm:)