22 Ocak 2014 Çarşamba

Yeni İş Arkadaşlarım: Roman Kahramanları

Bence kurumsal iş hayatının en güzel yanlarından biri, insanın güzel dostluklar kurması. Ne mutlu ki, ben de eski iş yerlerimde edindiğim dostlukları hala sürdürüyorum. Çevirmen olarak çalışmaya başladığımdan beri bana en çok sorulan sorulardan biri de şu: "Yalnız başına sıkılmıyor musun?"
 
Aslında ben yalnız değilim:) Çeviri yaparken insan karakterleri öyle derinlemesine tanıyor, öyle özel anlarına şahit oluyor ki, bazen onlarla sohbet ettiğimi bile düşünecek noktaya geliyorum. Konuşma ve düşünme biçimlerini kavrayıp, bir sonraki satırda ne diyeceklerini ya da nasıl davranacaklarını tahmin edebiliyorum. Sanal kahramanlar tabii ki gerçek bir diyaloğun yerini tutmaz; ama zaten ben çalışırken sessizliğe ve sakinliğe ihtiyaç duyan biriyim. Mesela büyük bir alanda, birçok insanın bulunduğu bir ofiste çalıştığımı düşünemiyorum. Sürekli çalan telefonlar, kahve sohbetleri, ofis dedikoduları benim konsantrasyonum üzerinde ters etki yapıyor. Veya tam işe dalmışken, hiçbir sonuç alınamayacağı baştan belli olan, gizli gündemin çay içip kurabiye yemek olduğu bir toplantı haberi gelince, o işin bereketi kaçıyor. Bu yüzden, ben roman kahramanlarıyla sıkı dost olmaktan memnunum:)
 
Çok satan kitapların beyaz perdeye taşınması da bence yazarın hayat verdiği o sanal kahramanların başarısı. Replikleri ve başlarından geçenler beynimize öyle bir kazınıyor ki, hayal etmek yetmiyor; gerçek olmadıklarını bilsek de, onları ete kemiğe bürünmüş bir halde görmek istiyoruz...
 
Bir de roman kahramanlarının en güzel yanı ne biliyor musunuz? Her istediğinizde elinizin altında olmaları:) Arkadaşlarınız her an müsait olmayabilirler, ama yanınızda bir kitap taşıdığınız sürece, aslında yalnız sayılmazsınız. Hatta bu kahramanların sayesinde, normal şartlarda tanışamayacağınız, oturup konuşma şansınızın olmadığı yazarların kafasından geçenleri öğrenme, onlarla dolaylı yoldan sohbet etme şansı bulursunuz. Ön yargılarımız nedeniyle gerçek hayatta dost olamayacağımız uçuk bir yazarın bir cümlesi, bakış açınızı derinden sarsabilir.
 
İşte bu yüzden, çalışırken kendimi yalnız hissetmiyorum. Her yeni kitapta farklı bir kahramanla tanışmak ve onu kendi dilimde konuşturmak nasıl sıkıcı olabilir ki?