4 Ocak 2014 Cumartesi

Popüler Kültür Dedikleri

İşim gereği çevirmenlikle ilgili internet sitelerini takip ediyorum. Geçenlere rastladığım bir sitede, beni düşündüren bir ifadeye rastladım. Son yıllarda çok satan "ucuz edebiyat" örneklerini ve bu kitapları çevirenleri eleştiriyordu. Özellikle de ünlülerin biyografilerini basan yayınevlerini kitlelere oynamakla suçluyordu. Ben de bir ünlünün biyografisini çevirdiğim için, bu konuda bir iki laf söyleme hakkını buldum kendimde.

Gönül ister ki basılan her kitap bir klasik değeri taşısın, dilden dile çevrilsin, çağdan çağa aktarılsın. Ancak bu kimseye daha "çıtır" kitapları ve yazarları küçümseme hakkı vermiyor. Ayrıca popüler kültüre karşı alınan bu tavrın nedeni nedir? Çok satan / okunan / dinlenen / izlenen her eser, kendi dönemi içindeki popüler kültürün bir yapı taşı değil mi? Örneğin Beatles ya da Elvis Presley de bir zamanlar popüler kültürün temsilcileri değil miydi? Zaten bir eserin kalıcı olup olmayacağını kendi kalitesi belirler. O zaman bu yerden yere vurma merakı niye?

Bu eleştiriden kendi devrinde çok satan, ama asla ucuz edebiyat yapmayan yazarlar da nasibini alıyor. Velhasıl satsan bir türlü, satmasan bir türlü... Kurunun yanında yaş da yanıyor ve popüler kültür sınıfına dahil edilen kitapları çevirenler de küçümseniyor. Sanırsınız bütün Türkiye Dostoyevski okuyor, Kafka çeviriyor...